Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Duran Kalkan'a(2)
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
“Büyük Felaket” mi, Soykırım mı?
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Aynı hikaye
Hasan Bildirici
Aydın Dere
2008 geride kalırken
Aydın Dere
         
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.

   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   OKUR KÖŞESİ

Çiroken Klasik



www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 48

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Seçimler ve Konfederalizm
Posted on Salı, 18. Kasım 2008
Topic: Siyaset
2009 yerel seçimlerine referandum olarak yaklaşmak gibi bir hataya düşmemek gerektiği açıktır. Zaten Kürt Özgürlük Hareketi referandum konusunda temkinli davranmaktadır. Seçim koşullarının adil olmadığı gerçeğine rağmen, referandumu Kürt halkının lehine bir oylama ve sonuç olarak görmenin mantığını henüz anlamış değiliz!

Yerel Seçimler ve Demokratik Konfederalizm

Ferit Şimal

DTP 2009 yerel seçimlerinde izleyeceği politikaları nihayet açıkladı. Seçim bildirgesinde başta aday olacak kişilerin özellikleri olmak üzere birkaç konuda partinin kriterlerine vurgu yapılıyor. Ancak daha önceki seçim bildirgelerinde olduğu gibi yüzeysel bir seçim bildirgesi olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bildirgenin yüzeyselliği, seçim stratejisine ve sonuçlarına yaklaşımın bir yerde aynası olmaktadır.

Seçim bildirgesinde geçmişin tekrarı politikaların izlerine rastlıyoruz. Seçim bildirgesi stratejik hedeften yoksun, çok genel bilgilerle doldurulmuş bir belge durumundadır. Adayların namuslu, dürüst olmaları salık veriliyor ve katılımcılık konusunda hassasiyet belirtiliyor. Ayrıca başta kaybedilen yerler olmak üzere Kürdistan’ın bir çok belediyesinin alınması gerektiği belirtiliyor.

Belli ki bildirgedeki bu sığ perspektif ve amaçlar, seçimlerin tarihsel ve siyasal önemini geri planda tutmaktadır. Otuz yıl silahlı mücadele verdik, bir otuz yıl da belediyecilik yapalım yaklaşımı vardır. Adına her ne kadar yerel seçimler deniliyorsa da, bizim anladığımız şey aslında sadece belediyeciliktir. Dolayısıyla kimliğimiz ne olursa olsun, sistem mantığıyla bakmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz.

2009 yerel seçimlerine referandum olarak yaklaşmak gibi bir hataya düşmemek gerektiği açıktır. Zaten Kürt Özgürlük Hareketi referandum konusunda temkinli davranmaktadır. Seçim koşullarının adil olmadığı gerçeğine rağmen, referandumu Kürt halkının lehine bir oylama ve sonuç olarak görmenin mantığını henüz anlamış değiliz! Bu anlamda bazı yöneticilerin “bizim için referandumdur, Kürtler oy kullanın namus günüdür” heyecanına kapılmaları doğru değildir. 1992’te “bütün iktidar halk meclislerine” deneyiminin sonuçlarından ders çıkarmış olmamız lazım.

AKP şahsında devletle hesaplaşma günü olarak görmek, 29 mart 2009 seçimlerinin siyasal hedefinin sadece bir parçası olmalıdır.

Birkaç yüz belediyeyi kazanmak, sembolik değer taşır. Tıpkı mecliste grup oluşturacak kadar milletvekilimizin olması gibi. İşlevsiz, gerçek değerinden yoksun, rolünü oynayamayan kişi, kurum ve yapılara sahip olmanın, ihtiyaçlarımızı karşılamadığını görmemiz gerekiyor. Özünde sembolik bakacağız, lafta ise “Türk devletinden kopuş referandumu olacak” gibi abartılı roller biçeceğiz…. Kopuş olacaksa, öncelikle sembolik olarak meclise girmiş vekillerin halka dönmesi, yani bu referanduma öncülük yapması gerekmiyor mu? Gerçekçi olmak, daima iyidir, faydalıdır…

Tabii ki çok belediye kazanmak önemlidir. Bunun için topyekün seferber olmak gerekiyor. Seferberlik ruhuyla kazanırken de “ohh be, AKP’yi yendik, elindekilerini aldık.” gibi bir tatminkarlığa girmememiz gerekiyor. Seçim stratejisi bunun üzerine kurulduğu için belirtiyoruz.

Kazandığımız belediyeleri sembolik konumdan çıkarıp gerçek bir işleve kavuşturmak da bizim esas hedeflerimizden biri olmalıdır. Yerel yönetimleri esas işleve kavuşturmak, sadece kadronun namuslu, dürüst ya da tek başına yetenekli olmasıyla mümkün olacak bir şey değildir. Bu özelliklerde bir kadroya klavuz olacak hedefler ve amaçlar yani program olmalıdır. Yani kazandığımızı korumak, sürdürmek, yenilemek, yeni işleve kavuşturmak, yapılandırmak ve halkın ihtiyaçlarına uygun bir duruma getirmek gerekiyor.

Türk partileriyle belki de en son kafa tutacağımız, yarış yapacağımız alan belediyeciliktir. Kafamıza yerleştirdiğimiz “düzen belediyeciliği” klişesi artık güncelliğini yitirmiştir. Tüm partiler güzel hizmet sunan belediyelere kavuşmuşlardır. İmkan ve tecrübe meselesidir. Her düzen partisinin belediye hep yiyiyor, rantçıdır yaklaşımını terk etmemiz gerekiyor. Bu bakışı değiştirmediğimiz sürece yeşil alan yapan, yollara gelişi güzel asfalt döken, kenar mahallelere ziyaretlerde bulunan DTP’li başkanları “başarılı, özerk belediyeci, yurtsever, iyi” görürüz. Ayrıca mevcut yerel yönetim anlayışımızı sürdürürüz. Yani tekrarı yaşarız. Halkın politik, kültürel, sosyal ve ekonomik taleplerini hep erteleriz.

2009 yerel seçimleri ne bir referandumdur ne de sıradan bir belediyecilik yarışıdır. Artık dünyada yerel yönetimlerin görevleri ne ise toplumsal perspektif ışığında o görevlere talip olmak gerekiyor. 2009 seçimleri bunun için bir fırsat olarak görülmelidir. Yani halkın politik, kültürel, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını demokratik zihniyet ve kurumların öncülüğünde giderecek bir hedef olmalıdır. Başka bir deyişle demokratik konfederalizmi bir sistem olarak inşa etmelidir.

Demokratik konfederalizm, Kürdistan’da halkın özgür iradesi ile seçilmiş demokratik yerel yönetimlerin her birinin katılımda, temsilde, söz ve karar mekanizmalarında eşit oldukları bir sistemi ifade eder. Diğer adı da Demokratik özerkliktir. Özerklik ya da konfederalizm tek başına bir şey ifade etmez. Onların niteliği, demokratik oluşlarından ileri gelir. Demokratik konfederalizmin her bir aktivisti, üyesi veya militanı kişiliğiyle, duruşuyla teorisiyle, eylemiyle donanımlı, bütünlüklü bir kimliğe sahip olmalıdır. Devrimci olmalıdır. Yaratıcı, koparıcı, üretken olmalıdır. Bireyci-bencil değil; bireysel özellikler kazanmış, özgürce düşünen, öneri geliştiren, karar alan, onu cesurca uygulayan, eşitlikçi yoldaştır.

Demokratikk konfederalizm aktivisti hiyerarşik tüm ilişkilere karşıdır. Bu, onun edilgen olacağı anlamına gelmez. Tersine aktivist demokratik konfederalizm paradigmasında tek başına her türlü zorluğu aşma gücüne sahip olmalıdır. Başkasına yük olmamalıdır. Kolektif olmalı ve her an her koşulda en iyi emek veren, hizmet sunan olmalıdır. Kimseden üstün değil ama asla ezikliğe yatarak, görevlerini başkalarına yükleyemez.

Kürdistan toplumu ve bireyleri konfederal sisteme en elverişli konumda olan bir toplumdur. Toplumcu yaşayış formu ve kazandığı ulusal bilinç bütünleştiğinde, paylaşıma, dayanışmaya, emeğe, üretime, demokratik rekabete, ilerleme duygusuna dayalı demokratik konfederalizmi rahatlıkla inşa edecektir.

Burada sorunun toplumda, birey ya da kadroda olmadığı rahatlıkla söylenebilir. Burada önemli olan yerel yönetim kavramını dar belediyecilik yaklaşımından çıkararak bir demokratik idari-siyasi, sosyal-ekonomik sistem biçimde görmektir.

Demokratik konfederalizm örgütü bulunduğu köy, belde, ilçe veya ilde toplumun tüm yaşamını planlamaktan, düzenlemekten, ihtiyacını karşılamaktan, sorunlarını çözmekten sorumludur. Bugün gelişmiş batı demokrasilerinde bile yerel yönetimler buna yakın bir rol üstlenmişlerdir; hem de uzun süreden beri…

Demokratik konfederalizm silahlı veya siyasi mücadelelerle inşa edilecek bir sistem değildir. Doğasında yatay örgütleme, halkın doğrudan katılımı ve örgütlülüğü vardır. Yaşamı A’dan Z’ye kadar özgürlükçü, eşitlikçi ilkeler temelinde organize eder. Derin demokrasi budur. Toplumun tüm bireylerine sinmiş bir özgürlük, eşitlik ve dayanışma duygusunu hangi askeri saldırı veya siyasi rüşvet yıkabilir ki?

Demokratik konfederalizm belediyeleri, il genel meclislerini ve muhtarlıkları olduğu kadar, idari amirlikleri, ekonomik, sağlık, sosyal, kültürel tüm alanları da merkezi otoriteden devr almayı hedefler.

DTP’nin yerel seçim bildirgesinde olmayan budur. Kürtlerin atması gereken ama atmadığı adım budur. Kaynakları dahil Türk devletinde olan belediyeleri almanın artık yeterli bir başarı olmadığı açıktır. Böyle bir düzey Kürtlerin ihtiyaçlarına cevap olmamaktadır.

Kürt halkı rejimin onur kırıcı davranışlarına terk edilmemelidir. Artık faşist bir valinin “Yeşil kartını iptal ederim ha”, “Fak Fuk Fon yardımını keserim ha” “kömür dağıtmam ha” demesine dur demenin yolu, Kürt halkının bu sosyal, sağlık ve ekonomik alanda ihtiyaçlarının kolektif bir sistemle karşılanmasıdır.

Demokratik konfederalizm, halkın öz örgütlülüğü ve kendi kendine yeterliliğinin adıdır. Bu anlamda kimseden izin almak, rejimin inkar yasalarını gözetmek zorunda değildir. Rejimin aşılmış hukuk sistemi, ceza sistemi, idari düzeni, şantaj ve sadaka politikası yerine öz güç, öz kaynak ve dayanışma ile demokratik iradenin özgürlük ifadesi olan konfederal sistemi oturtmak meşrudur; hiçbir otorite bu gönüllü, kalkınmayı, refahı, barışı, paylaşımı amaçlayan komünal yaşamın karşısında duramaz. Yeter ki bizler artık bu yönde somut adım atalım ve demokratik konfederalizmi slogancılıktan kurtarıp yaşama yedirelim.

Demokratik konfederalizm hedefli demokratik mücadele, yerel yönetim çalışması Kürdistan toplumunun çok yönlü ihtiyaçlarına dönük proje ve programlara dayanmalıdır. Ayak üstü değerlendirmelerle, gazeteye yazılacak bir makaleyle perspektifi çizilecek basit bir mücadele alanı değildir. Planlı, düşünce üreten, araştırma yapan, yoğunlaşma gerektiren, ekip ve akıl dayanışmasına ihtiyaç duyan, bütün süreçleri titizlikle hazırlık gerektiren bir çalışmanın sonucunda daha sağlıklı, geliştirici, ufuk açıcı, heyecan yaratan, yenilik içeren, motive eden bir seçim bildirgesi çıkabilirdi.

Ancak henüz geç kalınmış sayılmaz. Özellikle propaganda ajitasyon çalışmalarında belli düzeyde bu boşluk kapatılabilir. Adaylar kendi hizmet politikalarına bunu etraflı işleyebilirler. Çünkü demokratik konfederalizm niteliksel sıçramayı getirecektir. Eğer kopuş denecekse, biraz böyle anlam bulabilir. Nicel olarak belediye sayısını arttırmak kadar, bunların daha büyük hedefleri birlik ve dayanışma temelinde gerçekleştirmeleri de önemlidir. Demokratik siyasetin nitelik kazanmasının yolu da bundan geçer.

fsimal06@mynet.com




Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 3


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Siyaset:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2008 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.