Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Taraflar mevzide
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Evetçiler
Hasan Bildirici
Aydın Dere
AKP ve PKK
Aydın Dere
      
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 68

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Savaş ve gerçek-Ahmet Altan
Posted on Pazar, 18. Temmuz 2010
Topic: Medya

Bir insan öldüğünde “savaş” biter. O ölünün ailesine teslim edilmesi ve sonsuz yolculuğuna usulünce uğurlanması gerekir. Böyle yapılmadığı yolunda bir iddia başbakanın önüne gelirse, başbakan bunu araştırmakla yükümlüdür, bu iddiayı önüne getirene kızmakla değil.



Savaş ve gerçek-Ahmet Altan

Taraf

Uzun süren savaşlarda gerçekleri bulmak çok zorlaşır.

Gazeteler ve televizyonlar “gerçekleri” aramaktan ve göstermekten vazgeçer, “düşmanı” hırpalayacak, “dostu” sevindirecek haberleri tercih ederler.

Kürt gerillaların cenazelerine, vicdana, hukuka ve dine hiç uymayan biçimde saygısızca ve insafsızca davranıldığında, bunun kendisine haber verilmesine saygısızca tepki gösteren Başbakan’ı eleştiren satırlara “tipik” Türk gazetelerinde pek rastlamazsınız.

Onlar, kendilerini savaşın rüzgârına öylesine kaptırmışlardır ki “ölülere saygı gösterilmesi” gerektiğini bile unutmuşlardır.

Bir insan öldüğünde “savaş” biter.

O ölünün ailesine teslim edilmesi ve sonsuz yolculuğuna usulünce uğurlanması gerekir.

Böyle yapılmadığı yolunda bir iddia başbakanın önüne gelirse, başbakan bunu araştırmakla yükümlüdür, bu iddiayı önüne getirene kızmakla değil.

Ama bizim başbakan öyle yapmadı.

Cenaze namazında “düşmanlıkların” bitirildiğini, bu hayata ait bütün hesapların kapatıldığını, “helalleşildiğini” ve “gidenin” hep bir ağızdan “iyi bilirdik” diye yolcu edildiğini hiç hatırlamadan, “onlar da bizimkilere yapıyorlar” türünden izansız bir tepkiyle meseleye sırtını döndü.

Hâlbuki bunu araştırmak, ölülere saygı gösterilmesini sağlamak onun göreviydi.

Bunu, hiç kimseye değilse, onların ailelerine borçluydu.

Evladını itikadına uygun biçimde gömmenin bir babanın elindeki son teselli olduğunu aklına bile getirmedi.

Yaptığı utanılacak bir işti ve Türk medyası bunu eleştirmedi.

Türk medyası da “düşmanlığı” ölüm noktasında bitirmek gerektiğini düşünmedi.

Üstelik de “ölülere saygısızca davranıldığı” iddiasını da gözlerden sakladı.

Biz “ölülerle savaşmayın” manşetini attığımızda onu da görmezden geldi.

Kürt medyası tam tersine gerilla cenazelerine sahip çıktı, ölülere yapılan saygısızlığı anlattı, bunu kınadı.

Doğrusu buydu.

Ama gerilla cenazeleri hakkında “hakkaniyetle” davranan Kürt medyası da Reşadiye baskınıyla ilgili tek satır eleştiri yazmadı.

“Tam barış aranırken bu baskın da nereden çıktı” demedi.

Kürtler kendi aralarında bile Reşadiye baskınıyla ilgili eleştirilerini ve kuşkularını dile getirirken, bu eleştirilerle kuşkular “merkez” Kürt medyasına hiç yansımadı.

Gerçekleri Kürt medyası da aramadı.

Görüyoruz ki iki “medya” da kendilerini savaşın bir parçası haline getirmiş, “gerçeklerle” uğraşmaktan vazgeçmiş, kendi “taraflarının” propagandasına kuvvet vermiş.

Diyelim ki bu da anlaşılabilir bir şey.

Bir savaş var ve “medyalar” da kendilerini bu savaşın tarafı olarak görüyor.

Peki.

Doğru bir gazetecilik türü değil ama dünyada bu tür gazeteciliğin de çok örnekleri var.

Bunu böyle kabul edelim ve iki tarafın da haberlerinde ve eleştirilerinde tarafgir olmasını savaşın parçası sayalım.

O zaman bu “iki” medyanın birbirine hiç benzemeyen yaklaşımlar göstermesi gerekiyor, değil mi?

Birinin sakladığını öbürünün açığa çıkarması, birinin eleştirdiğini öbürünün savunması icap ediyor, değil mi?

Ya, bu birbirine karşıt iki medya bazen ortak tavır alıyorsa, ona ne diyeceğiz?

İşte benim için şaşırtıcı ve kuşkulu olan, Türk ve Kürt medyasının zaman zaman ortaya çıkan ortak tavırları.

Bugün Türk “merkez” medyasını okuyan bir Türk’le, Kürt “merkez” medyasını okuyan bir Kürt’ün ortak noktası nedir biliyor musunuz?

O Kürt de, o Türk de Dağlıca baskınının içyüzünü, Aktütün baskınında neler olduğunu, bir üsteğmenin “PKK birliklerini” korumak için bir Heron uçağının vurulmasını istediğini bilmez.

Bu iki “düşman” medya, her ne hikmetse bu olayları elbirliğiyle saklar, bu “gerçekleri” ortaya çıkaranları elbirliğiyle eleştirirler.

Niye?

Neden aynı olayları saklıyorlar?

Neden “PKK birliğini” korumaya çalışan üsteğmenden ikisi de söz etmiyor?

Neden ikisi de bu “gerçeğin” ortaya çıkarılmasını “kendisine karşı bir düşmanlık” olarak algılıyor?

Neden savaşın içindeki bazı “gerçekleri” saklamakta “ortak” bir çıkar görüyorlar?

Bu, kirli ve ahlaksız bir savaş.

Bir ülkenin içinde, o ülkenin vatandaşları arasında yirmi beş yıl süren savaş bütün ülkeyi kirletir.

Savaşa tapınıp, barışı lanetleyenler çoğalır, birbirlerine olan düşmanlıktan daha güçlü bir düşmanlığı “barış isteyenlere” beslerler.

Barışın yolu “gerçekten” geçiyor, savaş ise yalanla besleniyor.

Barış isteyen herkes “gerçeği” aramalı bence, gerçeği bulduğumuzda barışı da buluruz çünkü.


Savaş ve gerçek-Ahmet Altan

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


Ali Engizek bildirdi: Tarih: 19.07.2010 11:46:

gülen cemaatinin ve  erdogan tarikatinin sol maskeli liberal destekcisi ahmet altan.nedir derdiniz  beyim,acikaca yaziniz kürt medyasi ile derdiniz ne ?senin yanlis buldugun her seyi kürt medyasi da mi yanlis bulmali?utanmiyormusunuz senin de dahil oldugun türk medyasinin ihbari sonucu son bir kac yildir yüzlerce cenaze kaldiran kürt medyasini özel harp dairesinin bir subesi gibi calisan türk meydasi ile karsilastirmaya.utanmiyormusunuz iki de bir resadiye olayini gündeme getirmeye?o dönemde baris mi wardi?binlerce cocuk ve secilmis kürt siyasetcisinin iceri tikildigi dönemin ismi baris mi idi ?resadiye senin de taraftar oldugun sahtekar erdogan tarikatinin acilim adi altinda kürt özgürlük hareketinin tasfiye edilmesinin netlestigi bir dönemde gündeme getirilen bir askeri eylemdir.öyle sizin iddia ettiginiz gibi  barisa falan vurulan bir darbe degildi.utanmiyormusunuz gerilla nizamina uygun olarak gerceklestirilen bir eylemi kirletmeye..kaldiki bu eylem olmayan baris sürecinin olmasi icin gündeme getirilen ve dewami da süren  barisin yolunu  savas ile acma  eylemidir.diger bir konu da ne yapildi resadiyede? ölen askerlerin gözleri mi oyuldu?kafalari mi bedenlerinden koparildi?kollari bacaklari mi kesildi?yada sag yakalanip iskence ile mi öldürüldüler?bütün bunlar ortada iken ikide bir tertemiz kürt özgürlük hareketini ergenekon ile baglantilardirma,yok daglica da söyle oldu yok surda böyle oldu diyerek erdogan tarikatina yag cekme size bir sey kazandirmaz,tam tersine size kayip ettirir.biz kürtlerin herkesin dostluguna ihtiyacimiz var.bizimle dost olmak isteyenler kürtlerin yasadigi drama ,ve bu drami kürtlere yasatan egemen sisteme karsi  vede biz kürtlere karsi net olmak zorundalar.öyle bir nalina bir ,bir de mixina vuran dostluklari istemiyoruz.bizim icin her dostluk önemlidir,ama hic bir dostluk ta vaz gecilmez degildir.bu böyle biline....


lolan bildirdi: Tarih: 19.07.2010 10:18:
Irkcilik damarlari asip beyne ulasinca sapla saman böyle karisiyor iste.Erdogan denen zavalli türk-islam sentezcisinin böyle konusmasinda bir yanlislik yok ona bu resimleri sunanda yanlislik,onu insan sanmalari yanlis.Ahmet bey kulaklari kesilmis beyni dagitilmis sag yakalandigina dair fotografli kanitlari olanin sonra paramparca yanmis halini gosteren fotograflarla(kisaca olü yada sag yakalanip iskenceyle öldürülmüs olanlarla)resadiyede askeri bir carpismada ölen askerlerin arasindaki farki anlamayana kusura bakilmasin ama bi-idrak denir en kestirme yoldan.Aranizdaki benzesim bu ikinizde idrak edemiyorsunuz olaylari cok güzel bir sekildede anlatilsada
kurdenalawi bildirdi: Tarih: 18.07.2010 14:21:

Iyi güzel yaziyorsunuz sayin Altan, ama bende size sunu soruyorum. Neden bu kadar ince ayar yapip, ezilen yok edilen KURD ulusuyla bu devletin diger vatandaslarini ayni kefeye koyuyorsunuz? Siz kendinizi bu hususta samimi bulmuyorsunuz, yaniliyormuyum? Baris iki tarafa yalaka olma degil, gercekleri dile getirmek diyen sizsiniz. Bu hatayi yapan en büyük gazete taraf degilmidir? Resadiye eyleminde nasil sürmanset tepkiyle kürt insanina kan kustugunuzu unuttugumuzu saniyorsaniz yaniliyorsunuz....





Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 6


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Medya:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.