Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Taraflar mevzide
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Evetçiler
Hasan Bildirici
Aydın Dere
AKP ve PKK
Aydın Dere
      
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 70

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Tan: Başbakan, Demirel ve Çiller'e benzedi
Posted on Cuma, 23. Temmuz 2010
Topic: Kürdistan
Barış ve Kardeşlik İçin Toplumsal Mutabakat Hareketi'nin (BAKAH) organize ettiği 'Kürt Sorunu ve Değişim Süreci' konulu konferansta konuşan Araştırmacı-Yazar Altan Tan, Başbakan Erdoğan'ın Turgut Özal gibi olması beklenirken, Süleyman Demirel ve Tansu Çiller'e benzediğini söyledi. Cemil Çiçek, Kürşat Tüzmen, Vecdi Gönül ve Vahit Erdem'in Kürtleri aşağılayan konuşmalarına dikkat çeken Tan, 'Bu zihniyete sahip olanlar nasıl bir değişiklik içerisinde olabilirler?' diye sordu.

Altan Tan: Başbakan Süleyman Demirel ve Tansu Çiller'e benzedi

VATSO Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen konferansa, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Araştırmacı-Yazar Altan Tan, sivil toplum örgütü temsilcileri ve değişik görüşlere sahip çok sayıda insan katıldı. Konferans başlamadan önce BAKAH hakkında bilgilendirme yapan hareket sözcüleri, eşitlik ve kardeşlik üzerine görüşlerini dile getirdi.

'Ahlaki olan, özel ordu kurmaya çalışanlara operasyonların dışında çözümün nedir diye sormaktır'

Ardından kürsüye çıkan Eğitim Sen Van Şube Başkanı Lezgin Botan, eğer barış girişimcisi olunacaksa öncelikle adaletli ve vicdanlı olunması ve nefretlerden arınılması gerektiğini belirterek, 'Kürtler başka bir ülkeden geldiler mi ki hala Kürtlere Türk kökenli Kürt yakışması yapıyoruz. Kürtlerin her halk gibi halk olmaktan doğan vazgeçilemez, devredilemez, yasaklanamaz sorgulanamaz hakları vardır' dedi. '
PKK silah bıraksın' diyenleri kasteden Botan, PKK'nin şimdiye kadar 17 defa ateşkes ilan ettiğini, 1999'dan 2005'e kadar uzun süreli silahlı güçlerini sınır dışında tuttuğunu hatırlatarak, 'Ne oldu? Bugün burada bir araya gelen bizler dahil olmak üzere hangimiz sorumluluğumuzu yerine getirdik. Barış için inkarın sonucu ortaya çıkmış şiddetin meşruiyetinin ortadan kalkması için neler yapıyoruz. Van'da, Mardin'de, Şırnak'ta, Diyarbakır
'da barışın sesini yükseltiyoruz. Kürt siyasal Önderliği Sayın Öcalan sivil toplum örgütlerinin içinde yer aldığı bu girişimi anlamlı bulduğunu, değerli bulduğunu söylüyor. Şimdi eğer barış girişimcisiysek barışı savunacaksak taraflardan biri şu an sivil toplum örgütlerinin yaptığı çağrıya şiddetin gündemden düşürülmesi için cevap veriyor. Bizim ahlaki olarak yapmamız gereken şey burada dönüp özel ordu kurmaya çalışan savaşı daha fazla derinleştirmeye çalışanlara 'Kürtleri tasfiye etmenin, operasyonların dışında çözümün nedir?' diye sormamız gerekiyor' dedi.

Einstain'in 'aynı yöntemi uygulayıp farklı sonuçlar bekleyenler aptaldır' sözüyle özel orduya cevap

Albeirt Einstain'in 'Aptal kimdir' sorusuna verdiği 'Aynı yöntemi uygulayıp farklı sonuçlar bekleyenlerdir' cevabını hatırlatan Botan, 'Özel harp dairesini, JİTEM'i, Ergenekon'u, Kürtler ve Anadolu halkı çok iyi tanır. Darbecileri çok iyi tanıyoruz. Şimdi yeniden özel ordu deniliyor. Böylesi bir ortamda mazlum ile zalimi aynı kareye sıkıştırıp barış adına bir şeyleri ortaya koymamız ve başarılı olmamız mümkün değil. Biz mazlumun haklarının teslim edilmesi gerektiğini söyleyeceğiz. Bu salonda bulunan hepimiz de mazlumun bir parçasıyız' diye konuştu.
HPG
'lilerin cenazelerine uygulananlara da değinen Botan, 'Öldürülen insanların bedenleri talan edilmekte, tecavüz edilmekte, parçalanmakta. Biz burada bu vahşete karşı eğer net bir şekilde arkasında dolanmadan tavrımızı koymazsak net bir çağrı yapmazsak bizim başarı şansımız gerçekten olmayacak. Dolayısıyla bizim taraflardan birinin yaptığı çağrıyı sivil toplum örgütleri olarak son derece anlamlı bulup hükümete de 'çözümün ne' çağrısında bulunmamız lazım' şeklinde konuştu.

Tan: Başbakan tek tek dedi Vanlılar ona cevabını verdi

Ardından kürsüye çıkan Araştırmacı-Yazar Altan Tan, Osmanlı döneminden Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş aşamalarında uygulanan yöntemlere değindi. Birinci Meclis, Lozan Antlaşması ve 1921 Anayasası'nda Kürtler ile Türklerin birlikte cumhuriyeti kurduğu ve kaderlerinin bir olduğunun belirtildiğine işaret eden Tan, '1924'ten sonra tek tek tek denmeye başlandı. Sayın Başbakan da geçen sene geldi Hakkari'de tek tek tek dedi. İşte Vanlılar ona cevabını verdi' diye konuştu. Dünyanın 1930'larda faşizmi Hitler, Mussolini gibi liderlerle denediğini söyleyen Tan, dünya tekçi anlayıştan vazgeçtiğini ancak Türkiye'nin hala tekçi anlayışta ısrar ettiğini belirtti.

'Bu kafayla nasıl bir değişiklik olur'

Devlette eğer derin akıl varsa Kürtler ve İslam'la barışması gerektiğine değinen Tan, Kürt siyasetinin de yeni şartlara göre konuşlanıp bütün Ortadoğu için kısa, orta ve uzun vadede önüne hedef koymasının gerekliliğine işaret etti. Türkiye'yi değiştirmesi gereken iki partinin en fazla birbiriyle kavga ettiğini söyleyen Tan, 'AKP'yi biliyorsunuz herkes Başbakan'ın Turgut Özal gibi olmasını beklerken o Süleyman Demirel ve Tansu Çillere benziyor. Cemil Çiçek Fethullah Gülen'in okullarını kastederek diyor ki 'biz Nijeryalılara Türkçe öğrettik, Hakkarililere,
Diyarbakırlılara öğretemedik.' Ben de diyorum ki bu Cemil Çiçek'e Kürtçe öğretecek yüzlerce Diyarbakır
lı var. Sezai Karakoç, Ahmet Arif var. Bunların bilinçaltı 'Bunlara öğretemedik Allah belamızı versin' şeklindedir. Vecdi Gönül, mübadele doğruydu diyor. Nasıl doğruydu hem giden ağlayarak gitti hem de gelen ağlayarak geldi. Bunun neresi doğruydu. Vahit Erdem 'Tembel tembel oturuyorsunuz, Kürtler çoğalıyor yarın da diyecekler bir zamanlar bu memlekette Türkler de vardı' diyor. Kürşat Tüzmen (İsmi geçince salondakiler yuhaladı bunun üzerine) zaten siz söylediniz benim açıklamama gerek yok. Bu kafayla nasıl değiştireceksiniz. Ergenekon'dan bahsediyorlar. Başbakan'ın özel kalemi en yakınındaki adamı Burhan Çömez aranması çıkmadan bir gün önce kaçtı acaba kim buna haber verdi. AKP'nin beyninde bunlar var işte' dedi.

'İl başkanları Başbakan'ın HPG'lilerin cenazelerine yapılanları sahiplenmesini hangi mantıkla alkışladı'

Bir programda 'Cemil Çiçek'i Kürtlere Türkçe öğretemedik' sözlerinden dolayı eleştirdiğini, Mazhar Dağlı'nın televizyona bağlanarak cevap verdiğini hatırlatan Tan, 'Kuro sana ne oluyor sen niye cevap veriyorsun' diyerek AKP'nin içindeki Kürt vekillerin tavrını eleştirdi. Tan, Başbakan Erdoğan'ın
HPG
'lilerin cenazelerine yapılanları sahiplenmesi üzerine il başkanlarının alkışlamasını da sert bir şekilde eleştirdi. AKP'nin el altından ordu ile anlaştığını değişim dönüşüm dönemlerinde sıkıştıklarında askere 'bize karışmayın Kürtlere karşı birlikte hareket edelim, Kürtleri birlikte dövelim' dediklerini dile getiren Tan, 'Böyle bir AKP var' diye konuştu.

BDP'nin de bazen talihsiz açıklamaları olduğuna işaret eden Tan, '29 Mart seçimlerinden önce bir anket yapılmıştı Saadet Partisi'ne oy verenlerin yüzde 75'i başörtülü iken BDP
'ye oy verenlerin yüzde 83'ü başörtülüydü. Kürt siyasetinin Müslüman kimliğini dikkate alması lazım' dedi.

Tan, konuşmasının sonunda dindar Müslümanlar, Kürtler,
Aleviler
, emeği sömürülen emekçiler, liberal demokratların siyasi bir proje üzerinde ittifak yapmaları gerekliliğine değindi.

Panel soru cevaplarla son buldu.

VAN -
DİHA


Tan: Başbakan, Demirel ve Çiller'e benzedi

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.





Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 4


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Kürdistan:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.