Musa Anter
KERKÜK KAN AĞLIYORMUŞ
Musa Anter
Yaşar Kaya
Taraflar mevzide
Yaşar Kaya
İsmail Beşikçi
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına
İsmail Beşikçi
Hasan Bildirici
Evetçiler
Hasan Bildirici
Aydın Dere
AKP ve PKK
Aydın Dere
      
.:  Anasayfa |  Yazarlar |  Arşiv |  İletişim |  Künye |  Ana Sayfam Yap |  Sitene Ekle  :.
   ANASAYFA
   GÜNCEL
   SİYASET
   KÜRDİSTAN
   DÜNYA
   KADIN
   YAŞAM
   KÜLTÜR-SANAT
   EKONOMİ
   TEKNOLOJİ
   SPOR
   MİZAH
   KURDÎ
   MEDYADAN
   RÖPORTAJ


www.kurdistan-post.org
Üye(ler) Çevrimiçi: 0
Misafir(ler) Çevrimiçi: 78

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
 
Ayrılma hakkı ve bağımsızlık-Naki Bektaş
Posted on Pazar, 25. Temmuz 2010
Topic: Kürdistan
Kürdistan Halkı ,hiç kimsenin önceden ve her nekoşul altında olursa olsun, sömürgeci egemenlere kendisini yamama, eklemleme ve onursuzca egemenlik altında birlikte yaşama dayatmasını kabul etmeyerek, ayrılma ve bağımsızlık hakkını kullanma özgürlüğüne sahip olmalıdır.

Ayrılma hakkı be bağımsızlık

Naki Bektaş

Laheydeki Uluslararası Adalet Divanı 22.10.2010 tarihinde, 2008 yılında Kosova'nın tek taraflı ilan ettiği BAĞIMSIZLIK kararının Meşru olduğuna karar verdi. Gerçi alınan karar bağlayıcı yaptırım içermiyor, fakat Laheydeki Uluslararası Mahkeme "nin Coğrafi bölünme" konusunda aldığı ilk karar olması nedeniyle çok önemli

Uluslararası Hukuki bir karar olmaktadır. Karar bu yönüyle birçok Özgürlük Mücadelesi veren Halkları çok ilgilendirmektedir. Diğer halklar gibi özellikle KÜRT Halkını tüm Kuzey, Güney, Doğu, Batı KÜRDİSTAN parçalarında yakından ilgilendirmektedir. Güncel olarak hem Güney Kürdistan Federe Devletine, hemde Kuzey Kürdistandaki mücadelede, Kürt Halkına ve Özgürlük mücadelesi verenlere referans olması bakımından çok önemli bir karardır. Uluslararası Adalet Divanı kararı; biz Kürtler için ki-nüfusu 2 Milyon olan Kosova'ya karşın

takriben 20 Milyonu Kuzeyde olan ,40 Milyon nüfusuyla-, yasal ve hukuki olarak Uluslararası İçtihat oluşturmaktadır. Tüm Kürtler, bu uluslararası hakkına her platformda sahip çıkmalıdır. 

 

 

Kürdistan Halkı ,hiç kimsenin önceden ve her koşul altında, Sömürgeci Egemenlere kendisini yamama, eklemleme ve onursuzca egemenlik altında birlikte yaşama dayatmasını kabul etmeyerek, Ayrılma ve Bağımsızlık hakkını kullanma özgürlüğüne sahip olmalıdır.Yani Uluslararası Self Determinasyon hakkını, Ulusal Self (İçerde) Determinasyon hakkınıda kendi özgür iradesiyle ortaya çıkarmalıdır. Bunun sonucu ille ayrılma olmayabilir.Yani Kürdistan Halkı illede bağımsızlığı ve ayrılmayı kabul de etmeyebilir. Bu onun Özgür iradesine bağlıdır ve bağlı olmalıdır. Ancak ille de birlikte olma,egemenlik altında yaşama dayatmalarınıda kabul etmek doğru değildir. Kürt Halkına dayatmalar bu noktada, hem İnsani , hem siyaseten, hem hukuken ve hem de Uluslararası hak olarak meşru değildir. Böylesi bir dayatma, ister Sömürgeci-Egemen güçler tarafından, istersede Kürt siyaset ve siyasetçisi ile Örgütlerinden gelsin, Halkımız kabul etmemelidir. İradesine rağmen, dayatmaları red etme bilinç ve düzeyini yakalayarak, kendi özgür iradesini açığa çıkarmalıdır.Kürt aydın ve siyasetçilerinin de en büyük görevi, bu iradeyi ortaya çıkarmada aydınlatıcı ve bilinçlendirici bir rol oynaması olmalıdır.

 

Bu bağlamda son dönemlerde tartışmaya açılan Kürtlerle-Türkler bir arada yaşamalı mı,yaşamamalı mı tartışmaları gittikçe önem kazanmaktadır. Bana göre bu tartışmalara, öyle "Kasaba Politikacılığı" ile ve ürkek, korkarak, sağa-sola yalpalayarak, muğlak, ne dediği anlaşılmayan "Ezop" diliyle yanıt olunması siyaseten ibret vericidir. Bir Halkın Ulusal geleceğini çok alt düzeylerde ve "Hanım köylülüğü" ya da "Bey köylülüğü" temelinde dile getirmek hem yakışıksız olmakta, hemde verilen bunca mücadeleye ve değerlere hakaret anlaıma gelir.

Elbette herkes bireysel olarak düşüncelerini dile getirebilir. Ancak bu düşüncelerini tüm bir Halk adına ve herkesi bağlıyorcasına dillendirildiğinde çok farklı mecralara gitmektedir. Sanki herkes ya da tüm Kürtler kendileri gibi düşünüyor ve istiyorlarmış gibi bir havaya girmektedirler. En azından benim ve benim gibi düşünen bir çok kişi Kürdistan'ın Bağımsızlığını ve Kürt Halkının Özgürlüğünü savunmaktadır. Sömürgecilik altında bir Halk özgür gelişmesini hem Toplumsal, hem de bireysel bazda gerçekleştiremez. Toplumların kendi iç dinamikleri, Sömürgeci-Egemen güçlerin sürekli müdahalelerine açık olduğu sürece, gelişimini sadece belirlenen çerçevede hayata geçirebilirler. Daha doğrusu iç dinamikleriyle bir gelişim gerçekleştiremezler. Kendi dinamikleriyle toplumu harekete geçirip gelişme sağlayacağı zaman da, Sömürgeci güçler müdahale ederek gelişiminin önüne çeşitli setler çekmektedir.

Kürt Halkının 100 Yıllardır yaşadığı gerçekliği hepimiz biliyoruz. Kuşkusuz böylesi toplumlarda gelişmiş bireylerin ortaya çıkması da çok nadir olmaktadır.Bunun için Sömürgecilik altında yaşayan toplumlar kısır olmakta, kendi gelişim ve dinamiklerini hayata geçiremediklerinden dolayı tartışmalar da kısır kalmaktadır.

 

 

Biz Kürtlerde yaşanan durum bunun açık örneğidir. Sporda, Bilimde,Edebiyatta, GüzelSanatlarda, Felsefede v.b... 40 MilyonlukKürt Toplumunun yaşadığı Kısırlığın başka nedeni ne olbilirki??? Ben bu temelde başta ayrılma hakkı olmak üzere, Bağımsız olmanın bir hak olarak sonuna kadar kullanılmasından yanayım. Bu hakkı da her Kürt bireyinin, Uluslararası Hukuk ve Yasalardan kaynaklanan bir hak olduğu gerçeğiyle, sonuna kadar sahiplenmesi gerektiği inancındayım. Sömürgecilerle Kürt Halkı "etle-tırnak"tır söylemi, Eşleri Türk olması nedeniyle Ailelerin nasıl "bölüneceği" hikayesi , bazı İnsanların bireysel özel durumu ve Maddi Çıkarları sebebiyle Kürt Halkının Sömürgecilerin egemenliği altında yaşamasını dayatmak ayıptır.

 

Yani Kürt Halkının geleceğini ve gelişmesini, Türk eşlerle,Türkiye'nin Batısında iş yapan bir avuç Kürtle, Batıya zorla sürgün edilen ve göç ettirilen kesimlerle sınırlayarak, Bağımsızlığı ve Özgürlüğü ötelemeye çalışmak, ya da bunlarla izah etmek Kürt Halkına ve onun Ulusal-Toplumsal gelişimine yapılacak en büyük kötülüktür. Yukardaki nedenlerden dolayı sorunlar olabilir. Elbette bu sorunların üzerinde durulabilir ve bir biçimde çözülebilinir. Ancak bu tür örnekleri Kürt Halkına dayatmak, Toplumun gelişimini geriye götürecek önermeleri gündeme taşımak, Kürt halkının önüne çıkarılmış bir art niyet olarak algılanmalıdır.

Dünyada Bağımsız olarak gelişmeye en muhtaç halk, Kürt Halkıdır. Her Kürt bağımsız ve özgür yaşamayı hayal etmelidir. Bu bir abartı, ütopya ve hayal olmayıp, hayatın biz Kürtlere dayattığı bir gerçekliktir. Aynı zamanda uluslararası bir haktır.

Naki BEKTAŞ

binbogali64@hotmail.com


Ayrılma hakkı ve bağımsızlık-Naki Bektaş

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.





Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 8


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

En çok okunan haber: Kürdistan:


Haber Arşivi
Kurdistan-Post Haber Portalı © 2004-2009 Tüm hakları saklıdır.
Sitemizde kullanılan haber ve resimler kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.