Made in Kurdistan-Desim W. Ferat Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 20. Kasım 2005 (799 okunma) KonuEkonomi
Bask Ülkesinde görüdüğümüz diger ilginçlik (daha doğrusu bizim icin ilginç) Ispanyol Milli marşı yerine Bask Milli Marşı „Eusko Abendaren Ereserkia“ söyleniyor. Ispanya ve AB Bayrağının yanında hemen hemen her yerde Bask Bayrağını görmek mümkün
AB'den GAP bölgesi için 20 milyon euroluk bütçe Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 19. Kasım 2005 (547 okunma) KonuEkonomi
AB'den GAP bölgesi için 20 milyon euroluk bütçe
ROJHAT ZANA/ANF
AMED (19.11.2005)-Diyarbakır'da düzenlenen 'GAP Bölgesi Kırsal kalkınma projesi Teknik Destek' toplantısına katılan GAP bölgesi Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Projesi Teknik ekip lideri Andrew Winter Taylor, Avrupa Birligi'nin kırsal kalkınma için bölgeye 20 milyon euroluk bir hibe sağladığını söyledi. ANF'ye konuşan Taylor, kabul edilen projelerin amacına uygun kullanılması için sıkı bir denetim sağlayacaklarının altını çizdi.
Öneki gün düzenlenen toplantıya katılan Andrew Winter Taylor, Avrupa Kırsal kalkınma kapsamında basvuruda bulunan 500 projeden 101'nin kabul edildiğini belirterek, bu projelerin daha çok büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliği, bağcılık ve köylerin kalkınması için verilen projeler olduğunun altını çizdi. Dedeman otelinde yapilan proje sahiplerinin yanısıra bölgede bu projelerin denetimini ve sürdürülebilirliğini saglayacak ekipler katıldı.
Ekip olarak projesi kabul edilen kişilere iki yıl boyunca teknik testek vereceklerini söyleyen Taylor, özellikle bölgede fonların amacına uygun kullanılması için çaba sarf edecekleri vurguladı.Taylor, projesi kabul edilen 101 kişi ile yapılan toplantıda bu projelere Avrupa Birliği'nin 20 milyon euroluk bir bütçe ayırdığını kaydetti.
Toplantıda teknik ekipler, projesi olanların bundan sonraki süreçleri nasıl atlatacakları ve neler yapacakları konusunda bilgilendirmede bulundu.
Bundan sonra bölgede teknik destek sunacaklarını belirten Taylor, proje sahipleri arasında bir hiyerarşinin olmadığını söyleyerek, istenilen sekilde yardım almak için kendilerine basvuru yapilabileceğinin altını çizdi.
Amaçlarının bölgedeki projelerin sonuna kadar yürümesi olduğuna dikkat çeken Winter Taylor, bu projelerin bölgede çok önemli istihdam noktaları yaratacağını söyledi.
'Her proje uzmanıyım diyene inanmayın'
Winter Taylor’un ardından konuşan Avrupa Delegasyonu üyesi Melek Erman, projelerin hazırlık aşamasının çok önemli olduğunu belirterek, gelir getirici projelerin destekleneceğine vurgu yaptı.
Krısal Kalkınmanın en önemli amacının projelerin sağlık bir şekilde yürümesi olduğunu kaydeden Erman, bazı bölgelerde 'proje uzmanıyız' diyenlerin olduğuna dikkat çekerek, bunların kendileri ile bir bağlantılaları olmadığını ve bunlara inanılmaması gerektiğini söyledi.
Toplantı daha sonra maliye, izleme ve kırsal kalkınma konularında bilgilerdirmeler de yapıldı.
Projeler izlenecek iki yıl boyunca
Toplantıdan sonra ANF'ye konuşan Taylor, projelerin bölgeye entegrasyonu hakkında bilgi verdi. Bölgede projelerin tam olarak sürdürülmesi için yoğun bir çalışma içine gireceklerini söyleyen Taylor, "iki yil boyunca sürekli projeleri izleyeceğiz ve destek vereceğiz. Bu süre içinde projenin uygulama alanları ve paranın nasil harcandiği konusunda da önemli çalışmalar yapacağiz" dedi.
Yolsuzluk olmayacak
20 milyon euroluk hibenin tamamının bölgeye aktarilacağının altını çizen Taylor, proje başına ortalama 192 bin euronun düştüğünü belirtti.
Taylor alınan bu hibelerin amacın uygun kullanılması ve yolsuzlukların olmaması içim denetimler yapacaklarını vurgulayarak, "projelerin bir kopyası da elimizde olacak. Hangi gün nereye ne kadar para harcanacağını biz görecegiz ve denetleyeceğiz. Bir kuruş para bile baska bir yere harcanmayacak. Bugüne kadar böyle bir aksilikle karsılaşmadık umarım bu bölgede de böyle bir şey olmaz. Şayet öyle bir durum yaşanırsa biz o kişinin projesini iptal ediyoruz ve harcadiği tüm parayı yine geri alıyoruz. Ama böyle bir durumun yaşanma olasılığı yüzde bir bile değil" dedi.
KUZEY- GUNEY İLİŞKİSI NASIL OLMALI-Eyyup KARAGEÇİLİ Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 05. Ekim 2005 (1018 okunma) KonuEkonomi
Güney'de Kürtlerin katileriyle kadeh tokuşturan iş çevrelerine bazı imkan ve olanaklar sunuluyorsa elbetteki bu kabul edilemez. Burada Kuzey'le-Güney'in dayanışması oldukça önemlidir.
Ve petrol 70 dolar sınırını geçti Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 25. Ağustos 2005 (893 okunma) KonuEkonomi
Uluslararası piyasalarda sürekli yükselen ham petrolün varil fiyatı, sonunda 70 doları görerek yeni bir rekor kırdı. New York piyasasında elektronik ortamda 2006 yılı Mart ayı teslimi ABD hafif petrolünün varil fiyatı bir ara 70 dolara çıktıktan sonra yine bir rekor olan 69.54 dolara indi. Aynı piyasada 2006 yılı Ekim ayı teslimi petrolün varili de 68 dolara çıkarak 12 Ağustos 2005 tarihinde ulaştığı 67.10 dolarlık son rekorunu geride bıraktı.
Petrol fiyatlarında küçük oranlı gerileme devam ediyor Gönderen Hasan Tarih: Salı, 16. Ağustos 2005 (939 okunma) KonuEkonomi
MHA- Uluslararası borsalarda ham petrol fiyatlarında dün başlayan küçük oranlı gerileme, bugün de devam etti.
ABD’de rafinerilerde meydana gelen üretim aksaklıklarının hafiflemesi nedeniyle, ABD ham petrolünün Eylül ayı varil teslim fiyatı 19 sentlik düşüşle 66.08 dolara geriledi.
Bu arada baskıya rağmen İran’ın nükleer programını sürdürmekte kararlı gözükmesi, petrol fiyatlarında daha önceki yükselişin en önemli nedeni olarak gösteriliyor.
ABD’de güçlü talebe rağmen rafinerilerde meydana gelen üretim aksaklıkları da fiyatlardaki yükselişi etkiliyor.
Analistler, Irak’ın düzenli petrol üretimi ve ihracına başlamasının petrol fiyatlarının istikrara kavuşmasından etkili olabileceğini vurguluyorlar.
Kürdistan parası hazırlığı Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 08. Ağustos 2005 (991 okunma) KonuEkonomi
Kürt lider, "Kürdistan'a ait para birimini de çıkarmak istiyoruz. Bunun haricinde, Saddam Hüseyin döneminde olan idam cezasını oybirliğiyle kaldırdık. Kadın haklarını da genişleteceğiz'' diye konuştu.
Çayan haklı mı tartışması Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 24. Temmuz 2005 (759 okunma) KonuEkonomi
Türk iş dünyasının en büyük gruplarından birinin üst düzey yöneticisinin, "Yabancı sermaye konusunda THKP - C Kurucusu Mahir Çayan'ın söylediklerinde doğrular olduğunu düşünmeye başladım" açıklamasını, 68'liler "acı bir itiraf" olarak yorumladı.
Türkiye işsizlikte 5. ülke oldu Gönderen Hasan Tarih: Salı, 28. Haziran 2005 (840 okunma) KonuEkonomi
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) istihdama ilişkin 2005 yılı raporuna göre, Türkiye yüzde 10.2’yle, OECD ülkeleri arasında, Polonya, Slovakya İspanya ve Yunanistan’dan sonra beşinci yüksek işsizlik oranına sahip ülkesi konumunda bulunuyor.
Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 6.3, gelecek yıl da yüzde 6.1 büyüyeceğini öngören OECD buna karşın işsizlik oranında artışın devam ederek bu yıl yüzde 10.4’e, gelecek yıl da yüzde 10.5’e çıkacağını, böylece işsiz sayısının 2 milyon 600 bine ulaşacağını tahm etti. OECD’nin "İstihdamın Genel Görünümü 2005" raporunda, 1992-2002 yıllarında Türkiye’de ortalama yüzde 1.1 olan işgücü artışına karşılık istihdam artışının yüzde 0.9’da kaldığı belirtildi. Rapora göre istihdamın bu yıl yüzde 1.5, gelecek yıl da yüzde 1.7 oranında artması öngörülüyor. Buna karşın işgücündeki artışın bu yıl ve gelecek yıl yüzde 1.8 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
İŞSİZ SAYISI 2 MİLYON 600 BİNE YÜKSELECEK
Raporda, 1992-2002 ortalamasında yüzde 7.7 olan Türkiye’nin işsizlik oranının, 2003 yılında yüzde 10.3, 2004 yılında yüzde 10.2 olduğu belirtilirken, bu yıl bu oranın yüzde 10.4’e, gelecek yıl da yüzde 10.5’e çıkacağı öngörüldü. Bu projeksiyona göre 1992-2002 ortalamasında 1 milyon 800 bin, 2003 ve 2004 yılında 2 milyon 500 bin olan işsiz sayısı, bu yıl ve gelecek yıl ise ortalama 2 milyon 600 bine yükselecek. Rapora göre 2003 yılı itibarıyla OECD ülkelerinde toplam 509 milyon 91 bin olan istihdamda Türkiye’nin yüzde 4.25, toplam işgücünün de yüzde 4.4 payı bulunuyor.
NÜFUSA GÖRE EN DÜŞÜK İSTİHDAM TÜRKİYE’DE
Rapora göre, Türkiye yüzde 46.1 olan istihdamın, çalışabilir yaştaki nüfusa oranıyla, istihdam oranı en düşük ülke konumunda bulunuyor. Türkiye’de 1990 yılında yüzde 54.5 düzeyinde bulunan bu oran yıllar itibarıyla azalarak 2003 yılı itibarıyla yüzde 45.5’e kadar geriledi. Geçen yılda yüzde 46.1 oldu. İşgücüne katılım oranı açısından da yüzde 51.5 ile tüm OECD ülkeleri ve AB ortalamasının da gerisinde kalan Türkiye, yüzde 10.2’yle olan işsizlik oranıyla 2004 yılında işsizlik sırılamasında beşinci oldu. İşsizliğin en yüksek düzeye ise yüzde 19.3 oranıyla Polonya’da ulaştı. Polonya’yı yüzde 18.1 ile Slovakya, yüzde 11 ile İspanya izliyor.
İŞSİZ KALMA SÜRESİ UZADI
Rapora göre 2003 yılında Türkiye’deki toplam işsizlerin yüzde 39.9’u 6 ay ve daha fazla, yüzde 24.4’ü de 1 yıl ve daha fazla süredir işsiz konumunda bulunurken, bu oranlar 2004 yılında yüzde 56.9 ve yüzde 39.2’ye çıktı.
GENÇ İŞSİZLER
Yaş grupları açısından değerlendirme yapıldığında ise, 15-24 yaşındaki istihdamın aynı yaş grubundaki nüfus içindeki payının 1990 yılında yüzde 45.9 düzeyinde bulunurken, 2003 yılında yüzde 30.5’e düştüğü, 2004 yılında yüzde 31.6’ya yükseldiği görülüyor. Aynı yaş grubunun 1990 yılında yüzde 54.7, 2003 yılında yüzde 38.4 olan işgücüne katılım oranı 2004 yılında yüzde 39.3’e düştü. Bu grupta 1990 yılında yüzde 16 olan işsizlik oranı 2003 yılında yüzde 20.5’e çıktı, 2004 yılında yüzde 19.7’ye indi. 25-54 yaş grubundakilerin işsizlik oranı ise 2004 yılı itibarıyla yüzde 8.7, işgücüne katılım oranını yüzde 59.2, istihdamın nüfusa oranının da yüzde 54.1 olduğu görülüyor. Yaşları 55-64 arasında olan grup için işsizlik oranının geçen yıl itibariyle yüzde 3.1, işgücüne katılım oranı yüzde 34.1, istihdamın nüfusa oranı da yüzde 33.1 oldu.
OECD’DE İŞSİZLİK ORANI AZALDI
OECD, 2004 yılında OECD ülkelerindeki ortalama işsizlik oranını ise yüzde 6.y’ye indiğini hesapladı. Söz konusu oran 2003 yılında yüzde 6.9 olarak açıklanmıştı. OECD genelindeki işsizlik oranının bu yıl yine yüzde 6.7, gelecek yıl ise yüzde 6.4 olacağı tahmin edildi. Raporda 2004 yılı işsizlik oranı 15 AB ülkesi için yüzde 8.1 olarak tahmin edilirken. Bu oranın bu yıl yüzde 8.2’ye çıkacağı, 2006 yılında ise yüzde 8’e ineceği tahmininde bulunuldu. OECD ülkeleri arasında 2004 yılında en düşük işsizlik oranı yüzde 3’le Meksika’da yaşandı. İşsizlik geçen yıl Fransa’da yüzde 10, Almanya’da yüzde 9.3, ABD’de yüzde 5.5, İtalya’da yüzde 8.1, İsveç’te yüzde 5.5, İngiltere’de yüzde 4.7, İrlanda’da yüzde 4.4, İzlanda’da yüzde 3.1, Macaristan’da yüzde 6.2, Finlandiya’da yüzde 8.9, Danimarka’da yüzde 5.7, Çek Cumhuriyetinde yüzde 8.3, Kanada’da yüzde 7.2, Belçika7da yüzte 7.8, Hollanda’da yüzde 5, Norveç’te yüzde 4.5, Portekiz’de yüzde 6.7 oldu.
"GAP Rüyası" kâbusa dönüşüyor Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 05. Haziran 2005 (602 okunma) KonuEkonomi
Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından hazırlanan "Türk Rüyası: GAP" raporunda, projenin ağır aksak ilerlediği, bölgenin tuzlanma, erozyon ve kanalizasyon tehdidi altında olduğu ileri sürüldü.
Milliyetçilik yükseliyor, ekonomi kötüye gidiyor... Anket Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 19. Mayıs 2005 (792 okunma) KonuEkonomi
SONAR tarafından yüzyüze görüşmeye dayalı anket yöntemiyle yapılan bir araştırma, yurttaşların ekonominin giderek kötüye gittiği görüşünde olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, "bayrak yakma" gibi olayların da etkisiyle yurttaşlarda milli duyguların yükselişe geçtiği de bulgulandı.
Dünya Bankası: Türkiye sanılandan daha adaletsiz! Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 20. Nisan 2005 (554 okunma) KonuEkonomi
Türkiye, Tanzanya ve benzeri birçok ülkeden daha kötü duruma gelen gelir dağılımındaki adaletsizlikle dünyanın gelir dağılımı en bozuk 55'inci ülkesi olarak belirlendi. Dünya Bankası'nın Dünya Kalkınma Göstergeleri 2005 raporu Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanmayan daha ayrıntılı gelir dağılımı istatistiğini ortaya koydu. Rapordaki rakamlar en alttakilerle en üsttekiler arasındaki farkın çok daha büyük olduğunu da gözler önüne serdi.
Dünya farklı hesaplıyor Bütün dünyada gelir dağılımı istatistikleri yüzde 10 hatta yüzde 5'lik dilimler içinde yapılırken, DİE'nin gelir dağılımındaki çarpıklığı daha fazla ortaya çıkaran bu istatistikleri yayınlamadığına da işaret edildi.
Raporda yer alan verilere göre, Türkiye'de nüfusun en yoksul yüzde 20'lik kesiminin gelirden aldığı pay yüzde 6.1'de kalırken, en zengin yüzde 20'nin aldığı pay ise yüzde 46.7 düzeyinde seyrediyor. İkinci en yoksul yüzde 20 gelirden yüzde 10.6, üçüncü yüzde 20'lik dilim yüzde 14.9 ve dördüncü yüzde 20'lik dilim ise yüzde 21.8 oranında pay alabiliyor.
Raporda Gini katsayısına göre Türkiye'yi diğer ülkelerle karşılaştırabilmek için yüzde 10'luk en üstteki ve en alttaki dilimlerin milli gelirden aldıkları paylar da gözönüne serildi.
Rapora göre Türkiye'de nüfusun en yoksul yüzde 10'u gelirden sadece yüzde 2.3 oranında pay alıyor. En zengin yüzde 10'luk kesimin aldığı pay ise yüzde 30.7'ye çıkıyor. Bu istatistiğin yüzde 5'lik dilimler halinde ortaya konulması halinde Türkiye'deki gelir paylaşımı adaletsizliğinin daha da çarpıcı bir şekilde belirlenebileceğine dikkat çekiliyor. Dünya Bankası'nın rakamlarına göre 300 milyar dolarlık milli gelirden en alttaki 7 milyon kişi 6.9 milyar dolar alıyor. Yani yıllık kişi başı gelir 985 doları ancak buluyor. En zengin 7 milyon kişinin yıllık ortalama geliri ise kişi başına 13 bin 157 dolar olarak çıkıyor.
Danimarka geliri en adil bölüşen ülke * ABD, 40.8 olan Gini katsayısıyla gelir dağılımı Türkiye'den daha bozuk ülkeler arasında yer alıyor.
* Türkiye, dünyanın en büyük ekonomilerinin üyesi olduğu OECD içerisinde de Meksika ve ABD'den sonra gelir dağılımı en bozuk üçüncü ülke oldu.
* Meksika 54.6 olan Gini katsayısıyla dünyada da gelir dağılımı en bozuk 16'ncı ülke konumunda.
* Meksika'da en yoksul yüzde 10'luk kesim gelirden sadece yüzde 1 pay alırken, en zengin yüzde 10'un payı ise yüzde 43. Ve kadar çıkıyor. İki kesim arasında 43 katlık fark bulunuyor.
* Dünya ülkeleri arasında gelir dağılımı en bozuk ülkenin ise 70.7'ye yükselen Gini katsayısıyla Nambia olduğu belirlendi.
* Dünya Bankası verilerine göre gelir dağılımı Türkiye'den daha bozuk herhangi bir Avrupa Birliği, AB'ye aday ya da Avrupa ülkesi bulunmuyor. Avrupa'daki ülkeler gelir dağılımının en adaletli dağıtıldığı ülke grubunu oluşturuyor.
* Danimarka, 24.7 olan Gini katsayısıyla dünyanın geliri en adil dağılan ülkesi konumunda bulunuyor. Japonya ise 24.9'la Danimarka'yı izliyor.
Türkiye 124 ülke arasında 55'inci Sıfıra doğru indikçe gelir dağılımındaki adaleti, 100'e yaklaştıkça da adaletsizliği gösteren Gini katsayısı, Türkiye için 40 olarak hesaplandı. Dünya Bankası'nın 40 olarak esas aldığı Gini katsayısını DÎE 2003 gelir dağılımı anketinde 42 olarak hesaplamıştı. Türkiye, Dünya Bankası'nın esas aldığı Gini katsayıyla (40) karşılaştırılan 124 ülke içinde gelir dağılımı en adaletsiz 55'inci ülke konumuna geldi. Gelir dağılımı Türkiye'den daha bozuk ülkeler arasında, Botsvana, Sierre Leone, Guetamala, Paraguay, Kolombiya, Zimbabve, Panama, Honduras, El Salvador, Nijerya, Peru, Malezya, Bolivya, Filipinler, İran, Kenya, Senegal, Singapur, Kosta Rika, Madagaskar, Meksika, Arjantin, Şili, Brezilya gibi ülkeler bulunuyor. vatan
Yeni liraya hazır mısınız? Gönderen Hasan Tarih: Cuma, 31. Aralık 2004 (1288 okunma) KonuEkonomi
Bankalar gece dakika dakika izlenecek. Kredi kartlarında ortalama bir saat, ATM'ler ile telefon ve internet bankacılığında dört saat işlemler duracak, yanınızda mutlaka nakit bulundurun...
Almanya’da iflas eden şirketler rekor düzeyde Gönderen Heval Tarih: Salı, 07. Aralık 2004 (1050 okunma) KonuEkonomi
Almanya Federal İstatistik Dairesi, bu yıl iflas eden işyerileri sayısının geçen yıl gibi rekor düzeyde olacağını açıkladı. 2004 yılı için 39.000 haciz bekleniyor.
Petrol tükenişe gidiyor Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 09. Ağustos 2004 (2058 okunma) KonuEkonomi
Küresel ekonomik büyüme petrol fiyatlarının tehdidinde
Petrolün varili 44.77 dolar ile rekor düzeylere ulaşırken, dünyada kaç yıllık petrol rezervi kaldığı konusunda tartışmaların ardı arkası kesilmiyor. Bilim insanları petrolün bitip bitmeyeceği konusunda farklı fikirler savunuyor.
MHA/FRANKFURT
Dünyada kaç yıllık petrol rezervi kaldığı konusunda tartışmalar boyutlanarak devam ediyor. Bu yıl petrol varili 44.77 dolar ile rekor düzeylere ulaşmış durumda. Bu durum Küresel büyümeyi olumsuz biçimde etkiliyor. Royal Dutch/Shell Group, elinde kalan rezervin 4.5 milyar varil olduğunu bildirdi.
Bilim insanları ve ekonomistler dünyada ne kadar petrol rezervi kaldığı konusunda ortak bir görüşe varmak için yoğun bir tartışma içerisindeler. İtalyan enerji şirketi Eni'den ekonomist Leonardo Maugeri, Science dergisinde yer alan son yazısında bu tartışmayı yeniden alevlendirdi. Maugeri, petrolün tükenmek üzere olduğunu savunan grubu ortalığı gereksiz yere velveleye vermekle suçluyor.
Avrupalı bilim insanlarından oluşan Petrol Araştırmaları Birliği (ASPO) karamsarların başını çekiyor. Bu gruba göre Çin gibi gelişmekte olan ekonomilerin talepleri arttıkça, dünyada maksimum petrol üretimi 2008 yılında doruk noktasına ulaşacak. "Eğer Irak'taki tüm petrolü tek bir şişenin içine doldurursanız, dört bardak petrol çıkar. Dünya her yıl bu bardaklardan birini tüketiyor" diye konuşan ASPO Başkanı Kjell Aleklett, "Petrolün keşfinden bu yana 9 şişe tükettik. şu anda buzdolabında 9 veya 10 şişe daha bulunuyor. Daha ne kadar var? Kimi 5, kimi 6 diyor. Bize göre 3 şişe daha var" diyor.
Felmy daha iyimser
Amerikan Petrol Enstitüsü'nden ekonomist John Felmy, petrol üretim tahminlerinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, pratik olma adına petrolün sonsuza dek akacağı varsayımının benimsenmesini öneriyor. Felmy, "Petrolün 1800'lü yıllarda keşfinden beri tükendiği yolundaki söylentilerin ardı arkası kesilmedi" diyor.
1880'li yıllarda Standard Oil şirketi, rezervlerin tükenmek üzere olduğu korkusuna kapılarak şirketin hisselerini satmıştı. 1970'lerde merkezi Roma'da bulunan The Club of Rome adındaki bir "tink tank" şirketi petrol üretiminin doruk noktasına 2003 yılında varılacağını söylemişti. Ancak bu doğru çıkmadı.
Şirketler var olan kuyulardan daha fazla petrol çıkarmanın yollarını arıyor. Esnek, bobin-tüplü matkaplar, dümdüz aşağı doğru delen konvansiyonel, sert matkaplardan farklı olarak yatay kollardaki petrole de erişebiliyor. Bu teknoloji sayesinde şirketler var olan kuyulardan bugünkü yüzde 35'lik verim oranını yüzde 50 ile 60'lara çıkarabilecekler.
Biyoteknoloji de petrolün akmasına yardımcı oluyor. Alberta Üniversitesi'nden bilim adamları mikroorganizmalardan yararlanarak, çıkartılması güç, akışkanlığı düşük petrolü sulandırarak daha kolay akmasını sağlayacak.
Schlumberger Limitet şirketi Başkan Yardımcısı Satish Pai, "Teknoloji, petrol üretimini sürekli ileri doğru atıyor. Ancak ne kadar petrol kaldığını zaman söyleyecek" diyor.
Rezervleri en güçlü Suudi Arabistan
Bu arada İngiliz Petrol Şirketi British Petroleum (BP) tarafından yayınlanan yıllık analizlere göre, dünyada en çok petrol rezervlerine sahip ülke Suudi Arabistan. Mevcut üretim hali ile petrol rezervlerinin 73 yıl sonra tükeneceği kaydeden BP, ABD'nin sadece 11 yıllık petrol stoku bulunuyor. BP verilerine göre, Suudi Arabistan 2003 yılı boyunca gerçekleştirdiği günlük ortalama 9 milyon 817 bin varillik petrol üretimi ile dünyada en fazla petrol üreten ülke konumunu sürdürdü. Bu rakam dünyadaki toplam üretimin de yüzde 12.8'ini oluşturuyor.
Rusya ise yüzde 11.4'lük oranı ile petrol üretimini günlük ortalama 8 milyon 543 bin varil olarak gerçekleştirdi. 7 milyon 454 bin varillik ve yüzde 9.2'lik üretim oranı ile üçüncü sırada yeralan ABD 2002 yılına göre yüzde 1.6'lık bir üretim düşüşüne gitti.
3 milyon 852 bin ile İran dördüncü, 3 milyon 789 bin ile Meksika beşinci, 3 milyon 396 bin ile Çin altıncı, 3 milyon 260 bin ile Norveç yedinci, 2 milyon 238 bin varillik üretimi ile de Kuveyt sekizinci sıraya yerleşti. Irak ise yüzde 33'lük bir düşüşle 1 milyon 344 bin varillik bir üretimde bulundu.
Dünyada en fazla petrol rezervinin olduğu ülke 267,2 milyar varil ile Suudi Arabistan. Bu aynı zamanda dünya petrol rezervinin yüzde 22.9'una denk geliyor. 130.7 milyar ve yüzde 11.4 ile İran ikinci en büyük petrol rezervlerine sahip ülke. Dünya rezervlerinin yüzde 10'una karşılık düşen 115 milyar varillik rezervi ile Irak üçüncü sırada geliyor. 97.8 milyar varillik petrol rezervi olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yüzde 8.5'lik oranı ile dördüncü, 96.5 milyar varile sahip Kuveyt yüzde 8.4 ile beşinci, Venezuella 78 milyar varil kapasitesi ve yüzde 6.8'lik oranı ile altıncı, 69.1 milyar varil ile dünya rezervlerinin yüzde 6'sına sahip olan Rusya yedinci sırada takip ediyor. Dünyadaki rezervlerinin yüzde 2.7'sini bulunduran ABD'nin ise 30.7 milyar varillik petrol kapasitesi mevcut.
En fazla rezerv Ortadoğu'da
BP verilerine göre, 2003 yılında en çok petrol rezervlerinin saptandığı bölge Ortadoğu. Ortadoğu dünya petrol rezervlerinin yüzde 63.3'ünü, Avrupa ve Asya yüzde 9.2'sini, Afrika yüzde 8.9'unu, ABD'nin olduğu Kuzey Amerika kıtası yüzde 5.5'ini, Asya Pasifik ise yüzde 4.2'sini oluşturuyor.
2003 sonu ile dünyada keşfedilen tüm rezervlerdeki petrol miktarı 1 trilyon 148 milyar varil. Bu rakam 1983'te 723 milyar, 93'te ise 1 trilyon 24 milyardı.
Geçen yıl dünya petrol üretiminin yüzde 29.6'sını Ortadoğu, yüzde 22.1'ini Avrupa ve Asya, yüzde 18.2'sini Kuzey Amerika, yüzde 10.8'ini Afrika, yüzde 10.2'sini Asya Pasifiği, yüzde 9.2'sini de Güney ve Orta Amerika gerçekleştirdi.
Uzmanların hesaplamalarına göre ABD'de 11 yıl sonra petrol kalmayacağı gözüküyor. Suudi Arabistan'ın ise 73 yıllık rezervi var. Rusya'da ise 22 yıl sonra petrol rezervlerinin tükeneceği hesaplanıyor. İran'ın 93, Venezuella'nın 72 yıllık petrolü kaldığı belirlenirken; Irak, BAE ve Kuveyt'te mevcut üretimi ile 100 yıldan daha fazla rezervinin olacağı hesaplanıyor. Ancak dünyada petrole biçilen ortalama ömür ise 41 yıl.petrole biçilen ortalama ömür ise 41 yıl.
ABD, dış ticarette rekor açık verdi: 46 milyar $ Gönderen Redaksiyon Tarih: Pazartesi, 26. Temmuz 2004 (1095 okunma) KonuEkonomi
ABD’nin dış ticareti, Mart ayında öngörülerin de üzerine çıkarak 46 milyar dolara ulaştı ve bütün zamanların en büyük açığını verdi. Açığın oluşmasında, Amerikalıların otomobil ve televizyon başta olmak üzere, yabancı mallara gösterdiği ilgi etkili oldu. Dış ticaret acığı bir önceki aya, Şubat’a göre yüzde 9.1 artış gösterdi. Mal ve hizmet ithalatı 140.7 milyar doları bulurken ihracat da 94.7 milyar dolar olarak gerçekleşti.
İşyerlerine sıkı denetim Gönderen Redaksiyon Tarih: Cumartesi, 17. Temmuz 2004 (1092 okunma) KonuEkonomi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Reşat Bakan, gıda imalathane ve işyerlerinde gerçekleştirdikleri denetim sonucu eksik belgesi olan, hijyene önem vermeyen yerlere cezai yaptırımlar uyguladıklarını açıkladı
İlk özel iş kurumu faaliyete başladı Gönderen Redaksiyon Tarih: Pazartesi, 05. Temmuz 2004 (1215 okunma) KonuEkonomi
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürlüğü'ne bağlı ilk özel istihdam bürosu DETAM faaliyete başladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eski başmüfettişlerinden İbrahim Uğur tarafından kurulan DETAM Özel İstihdam ve Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi çalışmalarına başladı.