Başbakanı çökmüş ülke! Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 21. Haziran 2010 (1900 okunma) KonuMedya
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Hakkari dağlarındaki pozu Türkiye siyasetinin de fotoğrafı niteliğinde… Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile birlikte Gediktepe’deki siperin içinde dizlerinin üzerine çökmüş, ileriye doğru hüzünle bakan Erdoğan, bu ülkede yaşayan herkesin aklındaki soruyu bakışlarıyla dile getirir gibiydi:
Bir kez daha ‘Kürt Meselesi’ -Ayşe Hür Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 20. Haziran 2010 (1385 okunma) KonuMedya
‘Sözün bittiği’ daha doğrusu, ‘söz’ün karanlık güçlerce bilinçli olarak bitirildiği bir atmosferde ne faydası olacak bilmiyorum ama Kürt milliyetçiliğinin ve Türk milliyetçiliğinin buna verdiği karşılığın 100 yıllık serencamını bir kez daha özetlemek istiyorum.
Dehşet ve ümit-Ahmet Altan Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 20. Haziran 2010 (1730 okunma) KonuMedya
Özellikle Türk ve Kürt gençleri “intikam” isteğinin şehvetine kapılmış halde, “düşmanlarını” yenebilmek için her şeyden vazgeçmeye hazır gözüküyorlar. İşin en garibi bin yıldır birlikte yaşayan bu iki kavim birbirlerini hiç tanımıyorlar, iki taraf da kendi öfkesinin diğer tarafı sindirebileceğini sanıyor.
Açılım/Kapanım-Murat Belge Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 19. Haziran 2010 (1540 okunma) KonuMedya
Dağdan inip Türkiye’ye gelen PKK’lıların tutuklanmasıyla “demokratik açılım” kapanmış oldu. Ama “kapanmış oldu” sözü de çok anlamlı bir söz değil. “Zaten çoktan kapanmıştı” diyebiliriz; “zaten hiç açılmamıştı” da diyebiliriz.
Türkiye Kürt sorununda aklını yitiriyor Gönderen Hasan Tarih: Cumartesi, 19. Haziran 2010 (1515 okunma) KonuMedya
Kürt meselesine ilişkin olumlu haberler duymuyoruz. PKK silahlı eylemler yapıyor, pusular kuruyor, gencecik askerlerin cenaze törenleri yürek paralıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, sınır dışı operasyonlar dahil, dağları tepeleri bombalıyor, ‘şu kadar terörist ölü olarak ele geçirildi’ kalıbı, yeniden, haber bültenlerinin birincil içeriği haline geliyor.
Tayyip Erdoğan ve şiddetin mantığı-Hasan Cemal Gönderen Derya Tarih: Cumartesi, 19. Haziran 2010 (1795 okunma) KonuMedya
Erdoğan, seçim araştırmalarında partisinin oy kaybetmeye başladığını görünce frene bastı. Açılımın arkasındaki siyasal iradenin zayıfladığını hisseden her iki taraftaki odaklar da hiç gecikmeden harekete geçtiler.KCK operasyonları, davalar, DTP’nin kapatılması, PKK eylemleri, mayınlar, operasyonlar, DTP ve sonra BTP cephesinde katılık, her şeyi Öcalan’ın muhatap alınmasına endeksleyen tavır..Sonuç malum:Şiddetin mantığı yine galip geldi!Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarını izliyorum, Genelkurmay’ın açıklamalarını okuyorum.1990’lardaki gibi...Yazık değil mi?
Dün Türk hükümetinin ya da resmi kurumların denetiminde, onların girdiği müzakereler sonucu Mahmur kampından Türkiye'ye gelen insanların, PKK'lıların yargılanmasına başlanmıştır... Bu, hem siyasi hem etik bir iflas göstergesidir... Bu yargılamayı başka türlü ele alamaz, başka türlü tartışamazsınız...
"Kürt meselesi"nde nereye geldik? Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 17. Haziran 2010 (1490 okunma) KonuMedya
Tanrıkulu'ya "Kürt gençlerinin psikolojisi" soruluyor. Cevabı daha az ürkütücü değil: "Travmayla yetişmiş üç kuşaktan sonuncusu bu. Bir kez sokağa çıktıktan sonra kimse bunları artık sokaktan alamaz. Yeni bir kuşak bu! Demokrasiye ve Kürt sorununun demokrasinin araçlarıyla çözüleceğine inanmıyorlar. Sorunun çatışmayla, vuruşmayla çözüleceğini düşünüyorlar."
Ayrılıkçılık-Ahmet Altan Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 16. Haziran 2010 (1940 okunma) KonuMedya
Ben ayrılmaktan korkmam doğrusu. Ben mutsuzluktan korkarım. Ayrılmayı konuşan Belçika’da, İtalya’da, Kanada’da kimse ölmüyor. Ayrılmanın konuşulmasının bile yasak olduğu Türkiye’de ise insanlar ölüp duruyor. Hangisi daha iyi sizce?
Çandar: Skandal dava başlıyor Gönderen Hasan Tarih: Çarşamba, 16. Haziran 2010 (1590 okunma) KonuMedya
Geldikleri ve Habur sınır kapısından girdikleri anda ‘Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak ya da ‘teslim olmak’ amacıyla gelmediklerini açık açık söylememişler miydi? Habur’da sorguları yapılırken, kim oldukları bilinmiyor muydu? Ne dedikleri kayda geçmemiş miydi?
Keşke hiç açılmasaydık-Ruşen Çakır Gönderen Hasan Tarih: Salı, 15. Haziran 2010 (1690 okunma) KonuMedya
Adı üç kere değişen “Kürt açılımı”nın ilk ilan edilmesinden bu yana daha bir yıl olmadı fakat çoktan “keşke hiç açılmasaydık!” noktasında gelmiş durumdayız.
Tehlikenin adresi: Washington, Diyarbakır Gönderen Hasan Tarih: Salı, 15. Haziran 2010 (1615 okunma) KonuMedya
‘Demokratik açılım’ın birinci yıldönümüne yaklaştık. Başbakan’ın arada bir Dolmabahçe’de sinema sanatçıları, sahne sanatçıları, ses sanatçıları, yazı-çizi erbabı ve sporcularla yaptığı toplantılardangayrı ‘Demokratik açılım’dan söz edilecek bir durum ortada yok.
Pınar’ı yazan general-Ömer Leventoğlu Gönderen Hasan Tarih: Salı, 15. Haziran 2010 (1225 okunma) KonuMedya
Balzac’a öykünen general bilmeli ki; insan hayatından ve sevgiden bahsetmek ilk önce samimiyet gerektirir. Sadece Pınar’ın hayatını önemsemek değildir sevgi; Ceylan’ın, Uğur’un, Diren’in, hapishanelerdeki binlerce çocuğun, yakılan dört bin köyün, o köylerdeki her canlının, her sokağın, insanların ve hayvanların, ormanların ve tarlaların, ekinlerin ve börtü böceğin acısını duyumsamaktır.
Azat'ın çilesi-YILDIRIM TÜRKER Gönderen Hasan Tarih: Pazartesi, 14. Haziran 2010 (1180 okunma) KonuMedya
Azat’ı hatırlayanınız vardır mutlaka. Ben hiç unutmadım. Korkum şudur. Ya o da vahşetlerden bir vahşet olarak solup gitmişse belleğimizin gerçekle kurgu arasındaki o alacakaranlık bölgesinde?
Cesur politika, Kürt çözümü ile yürür Gönderen Hasan Tarih: Pazar, 13. Haziran 2010 (1625 okunma) KonuMedya
Kürtlerini kazanmayan, onlarla yeni bir anlayış temelinde barış sağlayamayan bir Türkiye’nin dış siyasette büyük hamleler yapması kolay değildir, hatta mümkün değildir. Erdoğan hükümeti, dış politikada risk alan siyasetini Kürt sorununda da çözümden yana siyasetlerde birleştirmek durumundadır.
Sahte cumhuriyet-Ahmet Altan Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 10. Haziran 2010 (2100 okunma) KonuMedya
2009 ocak ayında, bir askerî denetleme heyeti İskenderun’daki birlikleri dolaşıyor. Oradaki kışlaların büyük bir korunma zaafı içinde olduğunu saptıyor. Neler yapılması gerektiğini tek tek belirtiyor ve bunu bir raporla bildiriyor. Kimse dinlemiyor.
Nuray Mert: Korkuyorum! Gönderen Hasan Tarih: Perşembe, 10. Haziran 2010 (2090 okunma) KonuMedya
‘Siyonist’ damgasını yemeye başladığım noktada ise düpedüz korkuyorum! Sadece, bu ülkenin geleceği açısından değil, düpedüz güvenliğim açısından korkuyorum! İşte geldiğimiz nokta budur! Benim gibi birinin bile, kolayca ‘Siyonist’ diye hedef alındığı bir ülkede korkmak için her neden vardır!