Devlet mi, kaos mu?

Türkiye’de alt üst oluşlar devam ediyor. Kısmi Anayasa değişikliği maratonu iki hafta sürdü. Askeri Cunta Anayasasında bir delik açan her adıma destek vermek gerekirken Kürtler bu konuda belirgin bir tutum sahibi olmada yaya kaldılar. Bu tutarsızlık üstüne bir çok yazı yazıldı, bu yazının konusu değil.

Öyle zannediyorum ki, Türk politika pazarında ömür tüketmiş Süleyman Demirel, Hikmet Çetin, Deniz Baykal, Bülent Ecevit, Hüsamettin Cindoruk, Tansu Çiler hakkında yazı yazanlardan birisi de benim.

İkinci Dünya Savaşına girmeden Seksen beş yıldır ayakta duran Türk yönetiminin ayakta kalmasını sağlayan Derin Devlet'in ta kendisidir.

Süleyman Demirel bunu çok iyi formüle ederek şöyle dedi;

"Bazı aykırı  işler durumunda derin devlet devreye girer!" Yani derin devlet çeteleşerek, gayri meşru yollarla baş vurur. Mesela; Atatürk ölünce İsmet İnönü askeri bir darbeyle  Cumhurbaşkanı oldu. Atatürk’ün Selanik’teki evine bir ‘’mit ajanı’’ bomba attı. Sonradan Hürriyet gazetesi ve Hürriyet Vakfı Genel Müdürü olan Orhan Birgit,  6-7 Eylül Olayları'nın baş aktörü benim diyebildi, hem de övünerek. İttihat ve Terakki’nin tetikçisi Yakup Cemil’i İttihatçılar Bekirağa Bölüğü'nde öldürerek ondan kurtuldular. İttihat ve Terakki’den günümüze kadar bunun yüzlerce örneğini sayabiliriz.

 Anayasa değişim paketinden sonra CHP’nin kurultayı gündeme geldi. Türkiye’de iktidar partisi değişim isterken, muhalefet Kemalizm’in köhne kapıları içinde can çekişiyordu. Derin devlet bu işe el atmalıydı, öyle de oldu. Bir kılıç artığı Kürt bulundu. Çünkü, AKP Alevi kurultayı ile Alevilere ilgi göstermişti. Önümüzdeki genel seçimde Alevi Kürtler de CHP’den koparlarsa CHP diye bir muhalefet kalmayacaktı. Hem Alevi hem de Kürt olan, ama Kürtlüğü inkar edilen birine ihtiyaç vardı. Kılıçdaroğlu, kılıç artığı bir Dersim’liydi.  Dostum Cengiz Çandar:  "Deniz bitti, bundan sonra ne olacak, onu hep birlikte göreceğiz," dedi.

 

Deniz, hem Türk Silahlı Kuvvetleri, hem de Ergenekon için bitmişti. Tezgah kuruldu, Deniz gitti, Kılıçdaroğlu geldi. Kimisi, dış dinamikler Türk muhalefetine parmak attı, kimisi Ergenekon'a iyi avukatlık yapamayan Deniz’i avukatlıktan attılar diye yaydı. Bu tezgahın CHP’nin iç komplosu olduğunu söyleyenler de vardı. Hatta CHP değişti, Kürt sorununu CHP çözecek, bundan dolayı değişim gerçekleştirildi diyen Kürt aydınları vardı.

Burada onlara şunu söylemek gerekli;

Kürt kelimesini ağzına almayan emanetçi bir parti başkanının, Kemalizm’in Kürtler önündeki Berlin duvarını aşarak bir şey yapması olanaklı değildir.  Söylem ve programları ilk günden belli olmuştur. Kürt sorunun çözümü tezgahta iken ve iktidar partisi bu konuda dış destek almış iken Kürt karşıtı bir muhalefete dış destek müdahalesi geldiği düşünülemez. O bakımından Türkiye’de olup bitenleri mercek altında iyi tutmak gerekli. Dünyadaki değişimin bölgeyi ve Türkiye’yi değiştirdiği doğrudur, değişimden yana olmayan ve adeta Türkiye’deki değişimin önünde engel olana hangi dış dinamik yardım edebilir. Kaldı ki, dış dinamikler her ülkede önce iktidarın gidişatına bakarlar, eğer yönetimde idare bitmişse yeni bir alternatif ararlar. İleride inşası mümkün olan bir CHP ve MHP koalisyonun ekonomide liberal olmayacağı, başta Kürt sorunu, Ermeni sorunu, enerji sorununda AKP kadar çözümcü olmayacağı aşikardır. Kaldı ki AKP,  ‘’Kürt Açılımı’’ndaki duraksamasına  rağmen iktidar olarak gücünü muhafaza etmektedir. Türkiye değişecekse, bu değişimi tezgaha koyanlar dış güçler tarafından desteklenecektir. Yoksa geçmişi karanlık bir koalisyon alternatifine kimse yatırım yapmaz. Kaldı ki dünyanın her tarafında  tek parti iktidarı, koalisyonlara tercih edilmektedir.

Türkiye'nin son elli yıllık geçmişini ve gidişatını bilenler, çok önemli değişikliklerin yaşanmakta  olduğunu teslim edeceklerdir. Demokrasi gemisinin,  bu kaos ve değişim rüzgaları içinde zamanla sakin limanlara varacağını hepimiz göreceğiz.

 


Yazar: Yaşar Kaya
Tarih: 2010-05-25


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kurdistan-Post.Org (Com) Kürdistan'in Özgür Sesi
http://www.kurdistan-post.org

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.kurdistan-post.org/modules.php?name=Niviskar&op=viewarticle&artid=2258